İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin açtığı “İstanbul Senin Haliç Kıyıları” yarışması sonuçlandı. Ön elemeli olarak 2 etapta gerçekleştirilen yarışma Haliç kıyı hattının 7 bölgeye ayrılarak yarışmaya açılmıştı. İTÜ Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim elemanları ve mezunlarının yer aldığı iki ekip 2.’lik ve 3.’lük ödüllerine layık görüldü.

Tasarım ekibinde Doç.Dr. Meltem Erdem Kaya (Ekip Başı), Araş.Gör.Elif Serdar Yakut, Araş. Gör.Nergis Aşar ve lisansüstü öğrencilerimizden Melisa Aksun’un yer aldığı proje “ATLAS HALİÇ: Bireyden Kente Bir Yer Okuması ” adıyla 6. Bölge’nin 3.lük ödülünü kazandı.


Proje Künyesi

  • Proje Adı* İstanbul Senin, Haliç Kıyıları Tasarım Yarışması (6. Bölge)
  • Proje Yeri* İstanbul
  • Tasarım Ekibi* Meltem Erddem Kaya, Serdar Kaya, Mine Çiçek, Elif Serdar Yakut, Ezgi Güler, Nergis Aşar, Melisa Aksun
  • İşveren* İstanbul Büyükşehir Belediyesi
  • Ödüller Üçüncü Ödül – İstanbul Senin, Haliç Kıyıları Tasarım Yarışması (6. Bölge)
  • Arsa Alanı (m2)* 330.000 m2

Haliç, bütününe bakıldığında kültür, turizm, tarihi miras, spor, rekreasyon, eğitim, sosyal donatı, yeşil alan aktivitelerini birleştiren son derece güçlü bir potansiyel barındırdığı ancak, niteliksiz ve yoğun yapılaşma, kıyı ile bağlantıyı koparan ve kıyı sürekliliğini engelleyen fonksiyonlar, yoğun fakat efektif olmayan ulaşım sistemi, parçalanmış yeşil alanlar halindeki Haliç’te bu potansiyellerin açığa çıkarılması gerekmektedir.

Haliç için önerdiğimiz projeyle tümevarım ve tümdengelim yaklaşımlarını birleştirerek Haliç’i ATLAS olarak ele almaktayız.

Bireyden Kente Bir Yer Okuması

Birey ölçeğinden metropoliten kente farklı ölçekleri birleştiren yaklaşımı, tüm kullanıcıları alana davet eden tasarım çözümleriyle bütünleştirici bir atlas olan proje aynı zamanda Haliç bütününün İstanbul içinde alması gereken önemli role de atıf yapmaktadır. Tarihte korunaklı liman oluşuyla yerleşimlere ve sanayiye ev sahipliği yapan, sanayi ve altyapının bir parçası olarak kullanılan, doğal yapısı zarar görse de sanayi ve yerleşmenin yükünü taşıyan Haliç, sahip olduğu potansiyeli açığa çıkaran bu proje ile mitolojide Atlas’ın Gökkubbe’yi taşıdığı gibi İstanbul’un kent içinde doğaya ulaşma ihtiyacını karşılayacaktır. Normal zamanlarda üstleneceği bu rol yanında deprem gibi olası afet sonrasında bir hayat kanalı olarak kentin yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamayı kolaylaştıracaktır.

Özetle, Haliç bölgesi, geçmiş, bugün ve geleceğin sürekliliği, yeşil sistemin su ile birlikteliği, tüm kullanıcıları bir mekanda buluşturması, mekansal çeşitliliğin bir arada çözümü gibi birliktelikleri sağlama özelliği ile bir atlas gibidir.  Makro ölçekte “Bütünleşik lineer yeşil alan sistemi” kurgularken mikro ölçekte “ayrıntıdan tümevaran lineer park tasarımı” geliştiren bu proje, makro ve mikro ölçeği birleştiren ve “Ayrıntıdan Tümevaran Lineer Açık alan Sistemi”, ATLAS olarak tanımlanmıştır.


ATLAS Haliç,

Ayrıntıdan Tümevaran Lineer Açık alan Sistemi

“ATLAS Haliç” olarak adlandırdığımız, tümevarım ve tümdengelim yaklaşımlarını kentsel tasarım arakesitinde buluşturan tasarım yaklaşımımızla yarışma alanı iki  düzeyden değerlendirilmektedir:

Yerleşme tarihi iki bin yılı aşan Haliç, kuşatmalar, depremler, yangınlar geçirmiş, doğal bir liman oluşuyla sanayi için de uygun bir ortam sunmuştur. Sanayinin gelişmesiyle sayfiye yeri özelliğini hızla yitiren Haliç’in imajı da hızla değişmiş, kirleticiler, göçle gelen nüfus ve yapılaşmanın artışı, kirliliğin önüne geçmek üzere müdahalelerle bugüne gelirken geçmişin izlerini taşımaya devam etmektedir. Bu dinamik süreç, farklı dönemlerin değişen koşullarına göre üretilen mekanların yeni ihtiyaçlara adaptasyonundaki zorluklar tasarım alanında özgün, yaratıcı ve sıra dışı çözüm önerilerini gerektirmektedir.

Öncelikle Haliç bütününde açık ve yeşil alanların artırılması ve sürekliliğinin sağlanmasına yönelik analizler yapılarak tasarım stratejileri geliştirilmiştir. Ardından yarışma alanı ile ilgili tasarım ilkeleri ve tasarım çözümleri üretilmiştir.

Bütünleşik lineer yeşil alan sistemi

Haliç’in en temel özelliği, kent içerisine doğru uzanarak Alibey Barajı ile bütünleşen su bağlantısı sağlaması ve buna paralel olarak kent içerisinden kuzey ormanlarına doğru uzanan kesintisiz bir yeşil sistem oluşturma potansiyelidir.

Bu potansiyel, öncelikle Alibeyköy deresinin kutu kesit şeklindeki yapısının doğal bir dere kesitine dönüştürülerek yeşil alanla bütünleşik tasarımı yapılarak açığa çıkarılmalıdır. Alibey Barajı’na ve kuzey ormanlarına ulaşan yeşil sistem aynı zamanda çevredeki yapılaşma ve yeşil alanlarla desteklenmelidir.Hareketli topografyaya sahip olan alan ve yakın çevresinde yüzey suyu akış hatlarında yapılaşma yoğunluğu azaltılarak yeşil alanların kıyı hattı ile buluşması sağlanmalıdır.

Ayrıntıdan tümevaran lineer park tasarımı

Haliç’in Kıyılarını kapsayan yarışma alanlarının en temel özelliği ise yüksek açık ve yeşil alan oranı ile çevresindeki yoğun yapılaşmanın nefes alabileceği en büyük alan olması ve lineer biçimi nedeni ile doku ile bütünleşme ve erişilebilirliği yüksek bir tasarım oluşturma potansiyelidir.

Birey ölçeğinden başlayarak yarışma alanına yönelik tasarım kararları ile kıyı kullanımı geliştirilirken kentsel sitemlerle bütünleşme sağlanmaktadır. Böylece estetik ve fiziksel çözümler yanı sıra olağan ve afet gibi ekstrem koşullarda kentin işleyişini destekleyecek sistematik çözümler, ve tasarımın kullanıcılara en iyi hizmeti verebilmesi için akıllı açık ve yeşil alan yönetimi önerilmektedir.

Alan Kullanımı

Haliç çevresi yapılaşma ve nüfus yoğunluğunun çok yüksek olduğu bir bölgedir. Arazi kullanıma bakıldığında çeşitli fonksiyonların bir arada olduğu görülmektedir. Ticaret, sanayi, konut, sosyal donatılar, ulaşım yapıları, tarihi miras özelliği olan yapılar, yeşil alanlar bulunmaktadır. Büyük ölçekli ve kamusal yapılar ise çoğunlukla kıyı boyunda yerleşmişler ve bazıları kıyı sürekliliğini işlevsel veya fiziksel olarak kesintiye uğratmaktadır. Sürekliliğin kesildiği noktanın özelliğine göre farklılaşan çözümler önerilmektedir. Yapının açık alanında küçük düzenlemelerle sürekliliğin sağlanması, Deniz yüzeyinin kullanılması, bağlantının bir köprü ile sağlanması, yapının kaldırılarak yeşil alan düzenlemesiyle yaya sürekliliği yanı sıra kullanım alanının da artırılması gibi çözümler geliştirilmiştir. Tersane bölgesi gibi bazı özelleşen kullanım alanları olsa da genel olarak tek fonksiyona sahip alanlar yerine birden fazla işlevi bir arada barındıran alanlar bulunmaktadır. Sanayi, lojistik, iş merkezi, eğitim, rekreasyon, deniz ulaşımı, tarih, turizm, ticaret, yeşil alan gibi fonksiyonların farklı kombinasyonlarına sahip alt bölgeler bulunmaktadır.

Haliç bütününe yönelik tasarım ilkeleri

Yapılan incelemeler sonucunda alan bütününe yönelik olarak şu ilkeler belirlenmiştir:

  • Haliç, İstanbul yeşil ve su sisteminin önemli bir parçası olmalıdır.
  • Kuzey ormanları ve Alibey Barajına doğal bir yeşil sistemle bağlanmalıdır.
  • İskelelerin kentin denizyolu ulaşımına entegrasyonu arttırılarak Haliç’e kentten denizyolu ulaşımı desteklenmelidir.
  • Haliç kıyısına kentten toplu taşıma, özellikle raylı sistem ve bisikletle ulaşım desteklenerek özel araç kullanımı azaltılmalıdır.
  • Kıyıdaki karayolu yayayı önceleyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
  • Haliç yeşil sistemi su kaynaklarını takip ederek kuzey ormanları ile birleşmelidir.
  • Yeşil sistem Haliç çevre dokusu içine sızmalıdır.
  • Haliç’te mekan kullanımı kıyı ile sınırlı kalmamalı, su korunmalı ve aktif olarak kullanılmalıdır.
  • İskelelerin işlerliği artırılmalı, Haliç’in iki yakası arası hareketlilik artırılmalıdır.
  • Kıyı boyunca yaya-bisiklet yollarının sürekliliği sağlanmalıdır.
  • Kamusal nitelikli özel fonksiyonlar kıyıya paralel yaya akışını engellememeli, desteklemelidir
  • Tasarım, alanın deprem, sel gibi afetlere dirençli olmasını desteklemelidir.
  • Tasarım, İskele, otobüs-metrobüs-tramvay-metro durakları gibi toplu taşıma erişim noktalarından kıyıya akış sürekliliğini desteklemeli, kolaylaştırmalıdır. Tüm alanda evrensel tasarım ilkeleri ile herkes için erişilebilirlik sağlanmalıdır.
  • Haliç’te kıyı boyunca bulunan iskeleler suyla etkilieşim için olduğu kadar deprem gibi bir afet anında iç kesimlere yaşamsal ihtiyaçların ulaştırılması için potansiyel alanlar olarak değerlendirilmelidir.

Yarışma alanına yönelik tasarım ilkeleri

  • Açık alanların yeşil karakteri korunmalı ve geliştirilmeli. Yeşil alan oranı artırılmalı.
  • Tasarım doku içerisinden kıyıya yaya akışlarını desteklemelidir
  • Kıyı çizgisi suyla farklı şekillerde etkileşim sağlamak üzere farklılaşmalı, üç boyutlu olarak kullanım çeşitlenmelidir.
  • Kıyı hattında yapılacak müdahalelerle ekolojik yaşam desteklenmelidir.
  • Koç müzesi, spor tesisleri gibi yapıların açık alanları yaya hareketini destekleyici yönde yeniden tasarlanmalıdır.
  • Toplu taşıma ve bisiklet-yaya erişimi desteklenerek otopark ihtiyacı azaltılmalı.
  • Taşıt önceliği tramvay ve bisiklet ulaşımına verilmeli.
  • Mevcut kıyı yolu en kesiti yeniden düzenlenmeli, alanı kullanmayıp Kasımpaşa-Hasköy tüneliyle diğer bölgelere gidecek trafik yer altına alınarak zemin kotu yayaya öncelik verir hale getirilmeli.
  • Otoparklar kıyıdan uzak yola paralel olmalı, yaya alanlarını bölmemelidir.
  • Katlı ve akıllı otopark sistemleriyle daha az alan kullanan ve daha etkin çözümler geliştirilmelidir.
  • İnce uzun geometrisi nedeniyle alanda fonksiyonlar belirli aralıklarla tekrar etmeli, kullanıcıların farklı noktalarda benzer aktiviteler yapabilme imkanı tanınarak kullanımın tüm alanda dengeli olması desteklenmelidir.
  • Donanma caddesinde kaldırımın çok dar olduğu kısımlarda yaya-taşıt ayrımını ve yaya güvenliğini sağlayacak çözüm geliştirilmeli.
  • Doku içerisindeki yollar çok dar olduğundan tek yönlü yollar ve yayalaştırma yapılarak erişilebilirlik sağlanmalıdır.
  • Doku içerisinde nefes alınacak küçük meydanlar, açıklıklar oluşturulmalı.
  • Alanda mümkün olduğunca yapı yapılmamalı, zorunlu yapılar da topografya ile bütünleştirilerek alanın yeşil karakteri bozulmamalıdır.
  • Yapılar ve iskele-köprü gibi strüktürlerde farklı kotlarda kullanım sağlanarak açık mekanın farklı kotlardan algılanması ve alanın etkin kullanımı desteklenmelidir.
  • Açık alandaki duvar, çit gibi tüm sınırlar kaldırılarak sürekli bir açık ve yeşil alan tasarlanmalıdır.